ATATÜRK, FERDA Şiirini ezberinden okumaya başladı!

ATATÜRK, FERDA Şiirini ezberinden okumaya başladı!

15.12.2016 / O'NU TANIYALIM! / Radyo Tucu / 1430 hits

GELECEK GÜNLER…

ATATÜRK, bir vapur gezisinde çevresindeki gençlerle sohbete dalmıştı. Söz döndü dolaştı çoğu zaman olduğu gibi, edebiyata, şiire geldi…

Şiir, şair deyince Atatürk’ün ilk aklına gelen elbette Tevfik Fikret’ti.

 

-…”ONU BİZ OKUL SIRALARINDA OKURDUK. ONDAKİ HEYBET, ONDAKİ VAKUR, AHENK HİÇBİR ŞAİRİMİZDE YOK,” dedi.

Hayranlığını uzun uzun anlattıktan sonra, birden heyecanla,

-…”KİM BANA FİKRET’TEN BİR ŞİİR OKUYACAK?” diye sordu.

Bir genç atıldı:

—“BEN OKURUM ATAM!”

-…”GÜZEL… HANGİ ŞİİRİ?”

—“FERDA ŞİİRİNİ ATAM!”

Şiirin adını duyunca ATATÜRK birden dikkat kesildi.

-…”FERDA MI?” diye sordu. Yüzüne tatlı bir gülümseme yayıldı.

Gözlerini, gencin gözlerine dikerek:

-…”AH DELİKANLI,” dedi, “BENİM EN SEVDİĞİM ŞİİİRDİR O! ONU SANA BEN SÖYLEYECEĞİM!”

Delikanlının ve oradakilerin şaşkın bakışları altında ATATÜRK, “FERDA Şiirini ezberinden okumaya başladı!

 

- Bugünün gençlerine  -

   Yarınlar senin; senin bu devrim, bu yenilik..

Her şey senin değil mi zaten? Sen, ey gençlik,

Ey umudun güzel yüzü, işte karşında aynan:

Temiz ve bulutsuz, ağaran bir gök,

Titreyen kucağını açmış, bekliyor. Koş, çabuk!

Ey hayatın gülerek doğan sabahı, işte herkesin

Gözleri sende; sen ki hayatın umudusun,

Alnında yeni bir yıldız, hayır, bir güneş.

Doğ ufuklara, önünde şu sıkıntılı geçmiş

Sönsün sonsuza değin.

Bir daha yaşanmasın o cehennem; senin bugün

Cennet kadar güzel yurdun var; şu gördüğün

Zümrüt bakışlı; inci gülüşlü kızcağız

Kimdir, bilir misin? Yurdun. Şimdi saygısız

Bir göz bu nazlı yüze -Tanrı esirgesin-

Kötü bir gözle baksa, katlanabilir misin?

İster misin, şu aksakalın temiz, görkemli,

Onurlu alnına, bir kirli el şöyle dursun,

Hatta yabancı bir el uzansın? Şu mezarı

Bırakır mısın, taşa tutsun bir serseri?

Elbette hayır; o mezar, o onurlu alın

Kutsal birer örneğidir yurdun.. Yurt çalışkan

İnsanların omuzları üstünde yükselir.

Gençler, yurdun bütün umudu şimdi sizdedir.

Her şey sizin, yurt da sizin, şeref de sizin;

Ama unutmayın ki zaman ağır, güvenli,

Sessiz adımlarla arkamızdan gelir.

Önden koşan, ama dikkatle her izi

İncelemeye yol bulan bu şaşmaz izleyici

Paylayıp utandırırsa bizi, yazık! Demin

’’Yarınlar senin’’, dedim, beni alkışladın; hayır,

Bir şey senin değil, sana yarın emanettir;

Her şey emanettir sana, ey genç, unutma:

Senden de hesap sorar, yakınır gelecek.

Geçmişe şimdi sen ibretle bakıyorsun,

Gelecek de senden böyle kuşkulanacak.

Her organı ihtiyaç kasırgasıyla sarsılan

Bir kuşağın oğlusun; bunu ara sıra anımsa.

Unutma; çağın şimşeklerin bollaştığı çağdır:

Her yıldırımda bir gece, bir gölge yıkılır,

Bir yükseliş ufku açılır, yükselir yaşamak;

Yükselmeyen düşer: ya ilerlemek, ya yıkılmak!

Yükselmeli, dokunmalı alnın göklere;

Doymaz insan denilen kuş yükselmelere...

Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır;

Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır!

 

 

Ferda Yarın Gelecek Günler

 

A.KADİR,

Bugünün Diliyle Tevfik Fikret, İstanbul 1967, s.84-87

 

Sadeleştiren: Asım Bezirci

 

Paylaşımınız için teşekkürler