Ömer F.Eminağaoğlu. Balon Anıtkabir'de patladı!

Ömer F.Eminağaoğlu. Balon Anıtkabir'de patladı!

10.11.2016 / Konular / Radyo Tucu / 532 hits

10 Kasım'da halk Atasına ve Cumhuriyete sahip çıktı.

Genelkurmay Başkanlığı ise hükümetle beraber balon patlattı!..

Genelkurmay Başkanlığı, Anıtkabir'de 10 Kasım günü saat 15.00'te yapacağı "ordu millet el ele" etkinliğini iptal etti.

 

Bu iptal karşısında Anıtkabir'deki halk büyük bir hüsrana uğradı.

Anıtkabir'deki halktan, "Gelseler biz onları korurduk" sesleri yükseldi.

Bu etkinlikte, 1881 askerle 1881 balon patlatılacağı duyurulmuş idi.

Oysa balon patlatmak, kutlamalarda, örneğin 29 Ekim'de olabilecekken, 10 Kasım'da balon diye çıkış yapılması, olayın ne kadar dışında kalındığını ayrıca ortaya koymakta idi.

İnsan acaba iyi ki 10 Kasım olmuş diye mi balon patlatılıyor diye düşünmeden edememişti.

Son anda bu etkinlik, provokasyon olasılığı denilerek iptal edildi.

Bakıldığında, kesintisiz bir sirkülasyon hali ile halk akın akın Anıtkabir'e akmaktadır.

Halk, provokasyon demeden Anıtkabir'i dolmuştur.

Bu tabloda Genelkurmay Başkanlığı ise, asker ve balonları ile Anıtkabir'e girememiştir!

Genelkurmay Başkanlığı, toplum önünde düşen itibarı ve Cumhuriyet değerlerine saldırılar karşısında, böyle bir çağrı yapmak gereği duymuştur.

Ancak, sahip olduğu anlayış ve hükümet nedeniyle, yaptığı çağrının sorumluluk ve ağırlığını taşıyamamış, o çağrının altında ezilmiştir.

Öte yandan bu Genelkurmay Başkanlığı, sınır ötesinde ise hükümetin maceralarının uygulayıcısı olabilmektedir.

Bakıldığında, akın akın eden kitle içinde Cumhuriyet Halk Partisi gençliği, ADD ve örgütleri Anıtkabir'de yok.

Anıtkabir ve 10 Kasım bir protokol etkinliği olarak görülüyor.

Halk, tavrını koyuyor, yeter artık diyor.

Hep Atasıyla olduğunu ve olmaya devam edeceğini ortaya koyuyor.

Bir Fenerbahçe gençliği, Anıtkabir'i sarı laciverte çevirmiş, Anıtkabir saatlerce sarı lacivert renge bürünmüştür.

Futbol afyon olarak görülürken, Fenerbahçe gençliği, halkla beraber Atası ile Anıtkabirde.

Halk, Atasının açtığı yolda Cumhuriyet ilke ve değerlerini sonsuza kadar yaşatacağını gösteriyor.

Nereden ne tür saldırı gelirse gelsin, her türlü saldırıya bedeli ne olursa olsun karşı koyacağını ifade ediyor.

Genelkurmay adım atma cesaretini gösteremezken, halk sonsuza kadar Cumhuriyete sahip çıkacağını ifade ediyor.

Hükümete de diğer partilere de siz Yenikapı'ya veya başka kapıya diyor.

Her seferinde Anıtkabir'de olan bir kişi olarak gençlerin gözlerinde, Cumhuriye sonsuz akadar sahip çıkacakları, gençlerin umutsuz olmadıklarını, biz varız, yeter artık dediklerini, bu ışığı görüyorum.

Genelkurmay'ın askerleri gelemiyor, ama ilkokul ortaokul lise öğrencileri, üniversite gençliği, her kesimden halk, Mustafa Kemal'in askerleriyiz, kul değil yutttaşlarıyız, diye açıkca tavır koyuyor, çağdaşlığa devrimlere bağlılığını haykırıyor, asla geriye gidişe izin vermeyeceklerini ifade ediyorlar.

Bu tabloda, Büyükşehir Belediyesi, belediye kamyonları ile güzergah kapatıp Anıtkabir'e halkın akın etmesini engellemek istese de başarılı olamıyor.

Genelkurmay ve askerleri, hükümetin gözüne bakıp Anıtkabire gidemiyor, ama halk hükümetin gözünün içine baka baka Anıtkabire akın akın ediyor, devam edeceğini de gösteriyor.

TBMM'deki dört parti de birbirinden farksız, her partinin yönetimi aynı cendere içinde sıkışmış,

Bu parti yönetimleri örgütleri yoluyla geçnlik kollarını Anıtkabir'e taşımasa da, bundan uzak dursada, Cumhuriyet gençliği bir varız diyor, Cumhuriyeti sonsuza kadar var edeceğiz diyor.

Mevcut parti yönetimlerine de, birini diğerinden ayırmadan yeter artık diyor.

Herkes söylem değil eylem diyor ve işte adım işte eylem diye hareket ediyor.

Böyle hareket edilince de, 10 Kasım'da, Atatürk'ün yaşadığını ve ilelebet yaşayacağını, Anıtkabir'e gelen, gelmeyen, gelemeyen herkes bir kez daha görüyor.

 

Ömer F.Eminağaoğlu

 

Şavşat, 1967 doğumlu. Yükseköğrenimini AÜ Hukuk Fakültesi'nde yaptı. 1989'da Ankara adli yargı yargıç adayı olarak mesleğe başladı. Sırasıyla Bandırma Cumhuriyet Savcısı, Delice Yargıcı, Yargıtay Yargıcı olduktan sonra 2001'de Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı'na atandı. 26.6.2006'da kurulan Yargıçlar ve Savcılar Birliği'nin (YARSAV) kurucu başkanı oldu. YARSAV'ın ilk kongresinde genel başkanlığa seçildi. Hukuk konularında pek çok makalesi yayımlandı.

 

Kaynak: Medya Günlüğü

Paylaşımınız için teşekkürler