ARKASI YARIN' LAR / Ebru Oğuzhan Yeter

ARKASI YARIN' LAR / Ebru Oğuzhan Yeter

08.01.2017 / ZORUNLU / Radyo Tucu / 371 hits

Kar yağardı memleketime, biz çocuktuk.

Üşürdük,  buz tutardı ellerimiz ayaklarımız ama mutluyduk. Hiç şikâyet etmezdik,  unuturduk üşüdüğümüzü, sıcacık sobanın başında toplandığımızda.  Fırınından patates ve kestane kokuları yayılan, her daim demli çayı hazır olan...

 

Kar yağardı memleketime biz çocuktuk. Hayallerimiz, umutlarımız vardı bizim.

Azla yetinmeyi bilir, paylaşmayı sever,  en küçük şeyle mutlu olmayı başarırdık

Kar yağardı memleketime biz çocuktuk.

Her sabah ekmek kokularıyla uyanır, pencereden kar tanelerini seyrederken umut biriktirirdik. Kapanan bahçe yolunun açılmasını beklerken sadece kar küreklerinin sesini duyardık. Karları yararak yürürdük, Karların üstüne uzanır,  mutlaka adımızı yazardık.  Bahçede asılı buz tutan çamaşırlar hepimiz için bir hayal kahramanı olurdu.  En büyük kar tanesini yakalamak için uğraşır,  saçaklardaki buzları koparmak için yarışırdık.

Gökyüzünden süzülerek gelen her tane yere yaklaştıkça diğerleriyle birleşir kısa zamanda kar öbekleri oluşurdu. Biz yeni kar tanelerine ulaşmak için bıkmadan koşardık.

 Kar yağardı memleketime biz çocuktuk.

Kartopu oynardık,  en büyük kardan adamı yapmak için uğraşır atkılarımızı kardan adama takar,  gözlerini, düğmelerini kömürle tamamlamak için yarışırdık.

 Kar yağardı memleketime biz çocuktuk.

Akşam olunca evlere çekilir ay ışığı altında buz tutan karda son kez kaymak için gizlice evden çıkar,  karla oynamaktan alamazdık kendimizi.  Kar yağardı memleketime biz çocuktuk. Uzun kış gecelerinde en büyük zevkimiz radyo dinlemekti.   Arkası yarınları heyecanla bekler hiç bitmesini istemeden dikkatlice dinlerdik.  Uyku saatimiz gelir, yün yataklarımıza, kaz tüyü yastıklarımıza gömülerek bu kez nenemin anlatacağı hikâyeleri dinlemek için sessizce beklerdik. Bu hikâyelerin içinde kaybolur,  aklımızın bir yanı radyodaki arkası yarında kalırken bir yanı nenemin anlattığı uzun hikâyenin sonunu merak etmekle geçerdi.  Bu uzun hikâyeler bir -iki gecede bitmez devamını ertesi gün dinlemek için heyecanlanırdık.  Bütün günün mutlu yorgunluğu ile hayallerimizin içinde yoğrulurken uyumuş olurduk.

 Kar yağardı memleketime biz çocuktuk. 

Sevdalarımız,  umutlarımız,  hayallerimiz vardı bizim.

Gurbeti,  ayrılığı, mutsuzluğu bilmiyorduk.  Umut doluyduk, dostlukları, komşulukları gerçek anlamda yaşadık. Yardımlaşmaları gördük her giriştiğimiz işte.  Ayrışmadan, ayrıştırmadan biz olmayı öğrendik.

Hala kar yağıyor memleketime, biz büyüdük, biz gurbeti yaşadık, acıları, ayrılıkları, ölümleri gördük.

Ayrışmayı, sen- ben demeyi gördük. Hep,  bir adım ileri gitmek yerine arkası yarınlarda takılı kaldık.

 

Umutlarımızı, sevdalarımızı, özlemlerimizi, sevgilerimizi, nenemin masallarında bıraktık. Her kar yağışında hala hepimiz için bir kar tanesi daha düşmekte toprağa, ta ki, bahar gelip karlar erimeye başladığında her birimizin umudu, sevdası bir kar çiçeğinin yaprağında parlayana kadar...

 

Kaynak: http://www.haberlerankara.com/arkasi-yarin-lar-431yy.htm

Paylaşımınız için teşekkürler